Gül Muştusu

Gül Muştusu XIII

Sen beni gönderdin
Gülün muştusunu vermek için
İsanın doğumunu yaz gibi
Yahyanın sesini kış gibi
Zekeriyanın ürpertisini
İnsanlara
Bir bahar aşısı gibi
Taşımak için
Gülün muştusunu vermek için
Sen beni gönderdin

Kur’an meş’alesini
Dikmek için karanlık dağlara
Işık saçmak için dört yana
Zeytine yağ
İncire bal vermek için
Gülün muştusunu vermek için
Dağlara taşlara
Kuşlara balılara mercana
İnsana
Beni sen gönderdin

O ki gecesi
Arkamda sönen
Anne baba feneri
At arabasında
Balyaların üstüne
O çocuğu sen çıkardın
Büyük yolculuk için
Gülün muştusunu vermek için
Okullara
Kitaplara
Laboratuvarlara
Zindanlara
Yeraltına
Dikitlere ve sarkıtlara

Hey altın hey altın
Yerin insana yılan bakışı
Firavun büyüsü
Samirinin bir bağ örümceği gibi
Gönül yemişlerini paslandıran salgısı
Hey kokudan mahrum
Candan mahrum altın
Tanrım altına karşı
Altının ufukları tutmuş
görünmez yüzlü kanatlarına karşı
Bir gülü kılıç gibi kullanarak
Kalp yararak
Ruh sarsarak
Akıl kırarak
Büyük savaşı vermeğe sen gönderdin

Sen gönderdin Rabbim sen gönderdin
İnsanı meleği şeytanı
Gül tanesindeki zamanı
Zeytindeki zekeriya ışığını
İsadaki acımanın zafer takını
İnsanı insandaki düşüş makamını
Ve kitapların var
Yaprakları melek kanatları
Ve iskit roma
Kudüste yıkılan tapınak
Omuzlarda taşınan cüzzam çarmıhı
Ve romada gerilen köle kası
Ben
Milattan önceki ben
Milat yıllarının beni
Hicret yıllarının
En muştulu kölesi
Ben
Evet Tanrım
Sen gönderdin
Tüm sen gönderdin
Kendi ışığında tutarak
Kendi gölgenden sayarak saymayarak
Sen gönderdin
Dağlara buyurucu kıldın
Demiri yumuşattın avuçlarımda
Deveyi önüme çökerttin
Samanyolunu bir nar ağacı gibi donattın bize
Bütün bu muştuyu sen verdin bize Tanrım
Suda kendimi gördüm Tanrım
Bu muştuyu sen verdin bize sen verdin Tanrım
Geceleri bütün yıldızlarını saydım
En çok gece yarılarından sonra
Ülker yıldızında konakladım
Sabah yıldızını bekledim
İçime doğacak bir ilham gibi
Dağuçlarından çıkan güneşinde döndüm
Döndüm Tanrım döndüm
Sonra geceleri
Meşe ağaçları arasından
Bir su şırıltısı
bir keçi melemesi mi
Hiç biri değil bu hışırtı
Doğan aydır bu
Bu ayı sen gönderdin Tanrım
İşaret saydım senden onu yıllarca
Aramızda ne gizli sözleşme bu
Ne arzu ne ateş bu
Her şeyiyle dünya
Gece ay ışığında
Senin tükenmez sözünden bir sağlık
Bir yoğurma bu

Ayın muştusunu vermek için
Beni sen gönderdin Rabbim
Ayağıma sen taktın
Aya doğru akan hız türküsünü
Hey Odisseus nerdesin
Ksenofon
İbn-i batuta
Evliya çelebi
Yazın yeniden insanın macerasını
İnsan kasının çılgın kahkahasını
Duy yeraltındaki yerin ta kendisi olan adam

Sezai Karakoç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

WordPress gururla sunar | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Yukarı ↑