Çocukluğumuz

Mekke'nin derin kuyulardan iniltisi gelirdi annemin bana öğrettiği ilk kelime Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde annem bana gülü şöyle öğretti gül, O'nun, O sonsuz iyilik güneşinin teriydi annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde binmiş gelirdi Ali bir kırata Ali ve... Continue Reading →

Sürüp Gelen Çağlardan

Yeryüzü bana mescit kılındı Ant verdim toprak şahit tutuldu Her sabah her öğle her akşam İkindiyle yıkanarak yatsıyla donanarak Seslerden bir sesle fırınlanıp Sularla polatlanan benim. Geldim durdum önünde işte bir anıt gibi Sıyırarak sırtımdan bir yılan giysisini. Evet bir hançer ağacı gibi büyüyor içimde acı Dağlardan bir dağ gibi kabaran yüreğimde. Kargalann sırtlanlarla anlaştığı... Continue Reading →

Gül Muştusu

Gül Muştusu XIII Sen beni gönderdin Gülün muştusunu vermek için İsanın doğumunu yaz gibi Yahyanın sesini kış gibi Zekeriyanın ürpertisini İnsanlara Bir bahar aşısı gibi Taşımak için Gülün muştusunu vermek için Sen beni gönderdin Kur'an meş'alesini Dikmek için karanlık dağlara Işık saçmak için dört yana Zeytine yağ İncire bal vermek için Gülün muştusunu vermek için... Continue Reading →

Anneler ve Kudüsler

Hedefi gözden kaçırmayalım! Kilidin deliği Kudüs! Ey yeryüzünün "halife"si tabiî ki anahtar sensin! Anneler ve Kudüsler I Güz suları bizim şehrin önünden akar Kış savunması Bizim şehir üs öbür şehirlere Dakka şimdi bir doğu kamerası Ölümü çeken Geleceği parmakların bir bir gösterdi Yeşil bir harmani dizlerinde Çek denizi aradan And anıtları koy Eski çağ taşlarının... Continue Reading →

Kitaplar

"Beş şehir" Ahmet Hamdi Tanpınar Ankara, Erzurum, Konya, Bursa, İstanbul: Serinin Ankara ile başlaması diğer dört kadim şehrimize ve değerlerine bakış açısı için bir ipucu mu? Cumhuriyeti kuranların zihni yapısına teslimiyet mi? Kitabın bitiminde şöyle bir sonuca varılıyor: "En iyisi, bırakalım hâtıralar içimizde konuşacakları saati kendiliklerinden seçsinler. Ancak bu cins uyanış anlarında geçmiş zamanın sesi... Continue Reading →

Güneydoğu Anadolu

GAZİANTEP Nisan 2013 "Anadoluda hâla yaşanılan en eski kent"Gaziantep Kalesi Nisan 2013: "Ocak 1920, Fransızlardan iki sarhoş asker bir türk kadınının peçesini açmak istediler." 10-12 yaşlarındaki oğul Mehmet Kâmil Fransızlara taşla hücum etti ve iki Fransız askeri tarafından hemen orada süngülenerek şehit edildi." Gaziantep Çarşısı Nisan 2013: “Beni aldatmaktan ve aldatılmaktan koru Allah'ım! (Sabah bereket... Continue Reading →

Mozaik

Mozaik; birbiriyle bağı olmayan, tek, farklı, aykırı, uyumsuz birimlerin toplamı için söylenir. Ancak aslında o bütünün parçasıdır.   Rengi, konumu, şekli tesadüfî değildir. Parça bütünü tamamlamak için vardır, bütünü görebiliyorsa!   Her parça derinliği oranında bütünün genişliğini kavrar. O kavrayış parçaya niçin, nerede, nasıl duracağını belletir.   Ve her zaman büyük olan ihtişamlı değildir. Küçücük... Continue Reading →

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑