âniden yine nedendir bu aksisedalar, mâzideki o sessiz raz-u niyaz yakılı ağıtlar? .. . Mavi Liman Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. Seyir defterini başkası yazsın. Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. Beni o limana çıkaramazsın… Nazım Hikmet Ran 1957 Savunma I Mutluyum, çünkü galip gelmedim Cana ferahlık veren o gizemli sarnıçtan Arklar açmalıyım bahçesine kalbimin. …
… mihrap kılıp tüm güzelliklerinin özü bir müstesnayı câna özümü perdeledin, hududumu çektin, elhak razıyım buna bırakarak eserinin o harikulâde hayalini mazinin dallarına yıllarca zahidane teslim olup düşmüşüm yazgımın yollarına ama ne dünya ne rıza ne de yıllar galip gelemediler ona hâtırası şu zayıf halimi kollayıp meydan okurken zamana bîçare beklerim Sen’den rüzgârını, seslensin o …
kendim ne diyorum! arada bir her şeyi iyiye yoruyorum her duyduğumu kendime yontuyorum işime gelmeyenleri hiç duymuyorum kendimi yere göğe koyamıyorum çünkü konduğu yerden alamıyorum birdenbire ne oldum delisi oluyorum deli nasıl daha deli olur biliyorum fol yok yumurta yok yumurtluyorum gene yumurtayı kırmaya kıyamıyorum sonra kendime yalandan kızıyorum kendimi en çok ben kışkırtıyorum herkes …
ŞARKI Ah eden kimdir bu saat kuytuda Sustu bülbüller, hıyaban uykuda Şimdi ay bir serv-i simindir suda Esme ey bad, esme canan uykuda Başka aşıklardan almışsan nefes Başka yerden, başka vadilerden es Doğmasın ruhunda ani bir heves Esme gülşenden ki canan uykuda YAHYA KEMAL BEYATLI Ey aşıklar başkenti kaderimin yurdu İstanbul! Seni meth eder var …
Kelimeleri anlamlarının ötesinde kullanıyorsanız, Söylediklerinizi çok az kişi anlıyorsa, o da yarım, Hatta bazen kendiniz bile tereddütte kalıyorsanız, Kırk küsur senedir zerre kadar sıkılmamışsa canınız, Müjdeler olsun! Size bir “haller” oluyor demektir. Haydi koşun takılmayın zamana, oynayın doya doya! Artık çocuğun oyuncak bilyesidir sizin için dünya. Simya Balmumundan bir şehir arkadaşlar ülkesi İçinde yanar durur …
tamam, kalkıyorum, yolcuyum, dikkat et arkam sıra dökülen su seni kurutmasın! pekâlâ, tamam, kalkıyorum yolcuyum yola gelmesem de. bilirim “kul hakkı” ama alıp verecek başka ne kaldı? sorgumda bulun! delinin sorgusu, bana istisna! o gün payını al! verecek neyim var ki? senden alacaklıyım sonunda yoksa günahsız mısın? tamam, kalkıyorum, yolcuyum, dikkat et arkam sıra dökülen …
bense şifasından saklanan hastalıkları merakıma yenilip tedavi ettim hastalıklar değil taburcu edilen benim. Taburcu topraklarınız ayaklarımı terk etti şımarık çocuk gibi hata duvarına tırmandığımda insanın yaratıldığı toprağı çamur sanan bir kavimle yaşamak zorunda kaldım havva da yaratılmasaydı nasıl sızlardı kaburgaları insanın kuşlar! gökyüzü size tokat atsa ne yapardınız başınızı kaldırmanız yasaklansa kanatlarınız rüzgârın karısı değildir …
Yeryüzü bana mescit kılındı Ant verdim toprak şahit tutuldu Her sabah her öğle her akşam İkindiyle yıkanarak yatsıyla donanarak Seslerden bir sesle fırınlanıp Sularla polatlanan benim. Geldim durdum önünde işte bir anıt gibi Sıyırarak sırtımdan bir yılan giysisini. Evet bir hançer ağacı gibi büyüyor içimde acı Dağlardan bir dağ gibi kabaran yüreğimde. Kargalann sırtlanlarla anlaştığı …
Hedefi gözden kaçırmayalım! Kilidin deliği Kudüs! Ey yeryüzünün “halife”si tabiî ki anahtar sensin! Anneler ve Kudüsler I Güz suları bizim şehrin önünden akar Kış savunması Bizim şehir üs öbür şehirlere Dakka şimdi bir doğu kamerası Ölümü çeken Geleceği parmakların bir bir gösterdi Yeşil bir harmani dizlerinde Çek denizi aradan And anıtları koy Eski çağ taşlarının …
Yattığım Kaya Bu akşam o kadar durgun ki sular Gömül benim gibi kedere diyor. İçimde maziden kalma duygular Ağla geri gelmez günlere diyor. Ey gönül, gidenden ümidini kes! Kaçan bir hayale benziyor herkes, Sanki kulağıma gaipten bir ses Buluşmalar kaldı mahşere diyor. Enginden engine koşarken rüzgar, Bende bir yolculuk heyecanı var… Yattığım kayaya çarpan dalgalar …


